Berlin Duvarı Yıkıldıktan Sonra Ne Oldu?

Bu yazı Genç Sanat Dergisi’nin Nisan 2012 tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Berlin Duvarı’nın yıkılması ile birlikte Alman entelijansiyasında şiddetli bir tartışma başlamıştı. Bir tarafta Batı ve Doğu Almanya’nın birleşmesini destekleyen ezici çoğunluk diğer yanda bu birleşmenin hem Alman toplumu hem de dünya için tehlikeli olacağını iddia ederek gidişata karşı çıkan Günter Grass, Anselm Kiefer gibi isimler söz konusuydu. Bu tartışmalar sağcı entelektüeller ile solcu entelektüeller arasında 1986-89 yılları arasında patlak veren, Alman ulusunun karakteri, Nasyonal Sosyalist geçmiş vs. gibi konuların odak noktası olduğu tarihe Almanca adıyla “Historikerstreit” (Tarihçilerin Kavgası) olarak geçen polemiğin tortusu gibiydi. Alman toplumunun işlediği suçların artık geride kaldığını ve unutulması gerektiğini düşünenler ile bu suçların her zaman hatırlanmasının elzem olduğunu savunanlar arasındaki bir tartışmaydı bu. Kiefer’in 80’li yıllarda yaptığı bellek yoklayan resimleri bu ortam içinde çok daha iyi anlaşılır. Kasım 1989’da duvar yıkıldı, Aralık’ta George H.W. Bush ve Mikhail Gorbaçov Malta’da Soğuk Savaşı bitiren anlaşmayı imzaladı. Yaklaşık bir sene sonra, 3 Ekim 1990 tarihinde Komünizm sonrası yeni dünyanın simge olayı olarak Almanya yeniden birleşti. Kasım 1990 tarihinde Paris’te toplanan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı’nda ilk kez “Yeni Avrupa” diye bir kavram kullanılmaya başladı. Soğuk Savaşı atlatmış yepyeni bir Avrupa doğuyor, geçmişe değil geleceğe bakmak tercih ediliyordu. Francis Fukuyama 1989’da The National Interest isimli yeni muhafazakar Amerikan dergisinde liberal demokrasinin zaferini alkışlayarak tarihin sonunu ilan etmişti zaten. 1990 aynı zamanda Mikhail Gorbaçov’a Nobel Barış Ödülü’nün verildiği yıl oldu. 1991 yılında rüzgar tersten esmeye başladı. ABD liderliğindeki koalisyon ordusu Kuveyt’ten çıkmayı reddeden Irak’ı Ocak ayında bombalamaya başladı. Kırk gün süren bombardıman sonucu Irak teslim olduğunu açıkladı. Slovenya ve Hırvatistan’ın bağımsızlıklarını ilan etmeleriyle Yugoslavya’da iç savaş çıktı. Birçok düşünür Hırvatistan’ın bağımsızlık ilanının ardında Almanya olduğunu iddia etti. Buna göre birleşen Almanya Doğu Avrupa’yı yeniden “hinterland”ı olarak değerlendiriyordu. Avrupa’da 1989 yılında sanat alanında ise önemli gelişmeler söz konusuydu. Temmuz, Ağustos aylarında ikinci kez Yugoslavya Documentası düzenlendi. Bu sergi Yugoslavya’daki halkların son kez beraber katıldığı sergi oldu. Duvarın yıkılmasından kırk gün önce “Avrupa ile Asya arasında bir köprü” olduğu vurgulanan İstanbul’da Beral Madra’nın küratörlüğündeki 2. Bienal açıldı. Jean-Hubert Martin’in küratörlüğündeki “Dünyanın Büyücüleri” isimli sergi ve Berlin’de faaliyete geçen “Haus der Kulturen Welt” ile Avrupa sanatı kendi dışındaki kültürlere “kucak açtı”. Martin’in sergisini ertesi yıl New York’ta Marcia Tucker, Julia Herzberg, Sharon Patton, Gary Sangster, ve Laura Trippi’nin küratörlüğünde düzenlenen “The Decade Show: Frameworks of Identy in the 1980’s” sergisi takip etti. Bu sergi de Batı dışı kültürlere açıktı ve artık merkez-çevre ilişkisinin geçersiz olduğunu ilan ediyordu. 1990’da Giovanni Carandente küratörlüğünde gerçekleşen 44.Venedik Bienali’nin İtalyan pavyonunda geleceğin Avrupası’na gönderme olarak “Ambiente Berlin” isimli sergi açıldı. Norman Rosenthal ve Christo M.Joachimides küratörlüğünde, Berlin’deki Martin-Gropius-Bau’da gerçekleşen “Metropolis” ve Almanya’nın 63 bölgesinde, 360 uluslararası sanatçının katılımıyla düzenlenen “Kunst, Europa: 63 deutsche Kunstvereine zeigen Kunst aus 20. Laendern” sergileri 90’lı yıllara damgasını vuracak büyük uluslararası sergilere iyi birer örnek oldu. 1991 Sonbaharı’nda kuruculuğunu ve sanat yönetmenliğini Thierry Raspail’in yaptığı Birinci Lyon Bienali açıldı. Bu senenin diğer ilginç bir sergisi ise Polonya’nın Krakow kentinde düzenlenen “Europa nieznana” (Bilinmeyen Avrupa) oldu. Avrupa Kültür Forumu tarafından düzenlenen Anda Rottenberg’in küratörlüğündeki bu organizasyonda Orta ve Doğu Avrupa’dan gelen sanatçıların işleri sergilendi. 21.Sao Paolo Bienali ve 4.Havana Bienali, 1991’in diğer büyük sergileriydi. Duvarın yıkılması üzerinden iki yıl geçmeden dünyanın her yerinde büyük uluslararası sergiler düzenlenmeye başladı. Avrupa için 1992 yılının en önemli gelişmesi 7 Şubat’ta imzalanan Maastricht Anlaşması’ydı. Buna göre Avrupa Ekonomik Topluluğu artık Avrupa Birliği adını taşımaya başladı. Güvenlik işbirliğinin yanı sıra ortak para sisteminin kurulmasına yönelik ekonomik işbirliğine dair kriterler belirlendi. Duvarın yıkılmasından henüz üç sene geçmeden ideal Avrupa toplumuna dair somut bir anlaşma yürürlüğe konulmuş oldu. 1992 yılında Vasıf Kortun’un küratörlüğündeki kültürel farklılıklar üzerine kurulu 3.İstanbul Bienali’ne 15 ülkeden 65 sanatçı katıldı. 9.Documenta, birleşen Almanya’nın ilk Documenta’sı olarak o tarihe kadar gerçekleşenler arasında en pahalısı ve en büyüğü oldu. Senegal’de ilk Dak’Art, Afrika Çağdaş Sanat Bienali düzenlendi. Antony Bond küratörlüğündeki 9.Sidney Bienali ve Mohamed Taha Hussein küratörlüğündeki 4.Kahire Bienali 1992’nin diğer dikkat çeken bienalleri oldular. 1993 yılının en ilginç sergisi Hong Kong’da Tsong-zung Chang ve Li Xianting küratörlüğünde gerçekleşen “China’a New Art, Post-89” sergisi oldu. Burada 1989 yılı Berlin Duvarı’na değil Tiananmen’e göndermeydi. Elliden fazla sanatçı dört sene önce kanlı olarak bastırılan ayaklanma üzerine iki yüze yakın işle sergiye katıldı. Çin avangardı bu sergi ile daha yoğun dolaşıma girdi. Bu sergiden bir çok sanatçı aynı yıl düzenlenen 45.Venedik Bienali’ne katıldı. İlerleyen dönemde Avustralya, İngiltere, ABD gibi ülkeleri dolaştılar. Asya ve Pasifik sanatını içeren Birinci Asia-Pacific Triennial’ı Avustralya’nın Brisbane kentinde düzenlendi. 1994 yılındaki önemli sergi ise Almanya’nın Bonn kentinde gerçekleşen “Europa, Europa: das Jahrhundert der Avantgarde in Mittel- und Osteuropa” isimli, Rysard Stanislawski ve Christoph Brockhaus küratörlüğündeki, diğer Avrupa olarak adlandırılan Orta Avrupa ve Rus kültürünü içeren bu sergi senenin en dikkat çekici organizasyonlardandı. 1995 yılında ilk Johannesburg Bienali düzenlendi. 300 sanatçının katıldığı bienal, ırk ayrımcılığının kalktığı ve ilk seçimler neticesinde Nelson Mandela’nın başkan seçilmesinin ardından gelmesi nedeniyle önemliydi. 1997 yılında düzenlenen ikincisinin ardından bir daha organize edilmedi. Aynı sene yine bir ilk olarak Gwangju Bienali açıldı. “Sınırların Ötesinde” başlığı ile Yongwoo Lee küratörlüğünde düzenlenen sergi Güney Kore’nin demokratikleşmesi ile ilgiliydi. 18 Mayıs 1980 tarihinde bir gösterinin bastırılması sonucu 2000’e yakın gösterici güvenlik güçlerince öldürülmüş. Gwangju kenti bu olay ile tarihteki yerini almıştı. Diğer önemli bir sergi ise Chicago’da düzenlenen “İnancın Ötesinde: Doğu-Orta Avrupa’dan Çağdaş Sanat” isimli sergi oldu. İtalya’nın Trieste kentinde Merkez ve Doğu Avrupa sanatı arasında diyalog kurma gayesi taşıyan “Trieste Contemporary Festivali” organize edildi. 14 Aralık 1995 tarihinde Dayton Barış Anlaşması imzalandı ve Yugoslavya İç Savaşı sona erdi. 1996 yılının sanat alanındaki en önemli gelişmesi ise Rosa Martines, Viktor Misiano, Katalin Néray, Hans-Ulrich Obrist ve Andrew Renton küratörlüğünde Rotterdam kentinde düzenlenen Birinci Manifesta’ydı. Yetmişten fazla sanatçının katıldığı sergi Avrupa’nın yeni siyasi ve sosyal gerçekliklerini konu ediniyordu. Manifesta, Hollanda Dışişleri Bakanlığı’nın Kültür Departmanı tarafından “Yeni Avrupa” çerçevesinde 1991 yılında başlattığı bir girişimin sonucuydu. Centre Georges Pompidou’da, 19 Aralık 1996 tarihinde “Tarihle Hesaplaşmak: Modern Sanatçı Tarihle Yüzleşiyor” başlığıyla Jean-Paul Ameline şefküratörlüğünde Avrupa’nın 1933-1996 yılları arasında geçirdiği süreç işlendi. Sanatçıların yanı sıra tarihçilerin de yer aldığı bu sergi bellek oluşturmak açısından önem taşıyordu. 1997 yılında Catherina David küratörlüğünde Documenta X düzenlendi. İlk defa Almanca konuşmayan ve kadın biri tarafından küratörlüğü yapılan sergi sanat siyaset ilişkisi üzerine yoğunlaştı. Hong Kong İngiliz yönetiminden Çin yönetimine devredildi. Saraybosna’da Soros Center for Contemporary Arts açıldı ve “Buluşma Noktası” isimli bir video sergisi düzenlendi. Bu sergi Yugoslavya İç Savaşı’ndan sağ olarak çıkabilmiş sanatçıların ilk sergisi olması bakımından önemliydi. 1997 yılında Brezilya’nın Poro Alegre kentinde “Mercosul Görsel Sanatlar Bienali” ve Peru’nun Lima kentinde “Iberoamericana” bienalleri ilk kez düzenlendi. 26 Kasım 1997 tarihinde Viyana’da “Cities on the Move” Serigisi açıldı. Hou Hanru ve Hans-Ulrich Obrist küratörlüğündeki sergi Asya çağdaş sanatını Avrupa’ya getirmesi bakımından dikkat çekiyordu. 1998 yılında Fumio Nanjo küratörlüğünde ilk Taipei Bienali düzenlendi. 28 Haziran’da Luxembourg’da 2.Manifesta açıldı. Robert Fleck, Maria Lind ve Barbara Vandenlinden’in küratörlüğünü yaptığı sergiye Doğu ve Batı Avrupa’dan 60 genç sanatçı katıldı. Aynı yıl Montreal Bienali’nin ve Berlin Çağdaş Sanat Bienali’nin ilki düzenlendi. 1999 yılının en önemli sanat olaylarından biri “After the Wall:Art and Culture in post-Communist Europe” isimli sergiydi. Stockholm’deki Moderna Museet’de açılan serginin küratörleri David Elliot ve Bojana Pejic’ti. Eski Sovyet bloğundaki ülkelerin genç sanatçılarının işlerinden oluşan sergi, milliyetçiliğe, sosyal eleştiriye, kimliğe, toplumsal cinsiyete post-komünist bir bakış açısı içeriyordu. Berlin’in Almanya’nın başkenti olduğu bu yılda New York’ta “Inside Out: New Chinese Art” başlığıyla çağdaş Çin sanatından 62 sanatçının katıldığı büyük bir sergi düzenlendi. Sergi ilerleyen aylarda bir çok kenti gezdi. 1999’un diğer büyük Avrupa sergisi ise Lorand Hegri küratörlüğündeki “Aspekte/Positionen:50 Jahre Kunst aus Mitteleuropa 1949-1999” isimli sergi oldu. Orta Avrupa’dan 150 sanatçıyı içeren bu devasa sergi birçok Avrupa kentini gezdi. 2000 yılı “Yeni Avrupa” için şok bir olayı içeriyordu. Jörg Haider liderliğindeki ırkçı Özgürlük Partisi Avusturya seçimlerinin ardından hükümetteki koalisyonda yer aldı. Kassel’de, René Block küratörlüğünde “Das Lied von der Erde/Yeryüzünün Şarkısı: Bienaller Diyaloğu” başlıklı sergi açıldı. İçinde İstanbul Bienali’nin de bulunduğu, Block’ça en önemli oldukları değerlendirilen sekiz bienalden sanatçılar sergiye davet edildi. Aynı yıl Slovenya’nın Ljubljana kentinde 3.Manifesta düzenlendi. Francesco Bonami, Ole Bouman, Maria Hlavajova ve Katherine Rhomberg’ün küratör olduğu sergi “Borderline Sendromu” başlığını taşıyordu. 2000 yılında Doğu Avrupa sanatını konu alan en önemli sergi ise yine Ljubljana’da yapılan, Zdenka Bodanovic küratörlüğündeki “Arteast 2000+International collection:The Art of Eastern Europe in Dialogue with the West” isimli sergiydi. Sergi 1960’lardan o güne kavramsal Doğu Avrupa sanatını içeriyordu. 2000 yılında ayrıca ilk Buenos Aires Bienali düzenlendi. 2001 yılında Sloven sanatçı grubu IRWIN tarafından “East Art Map (EAM):(Re)Construction of the History of Art in Eastern Europe” yayınlandı. Proje Doğu Avrupa’da son elli sene içinde faaliyet göstermiş 250’ye yakın önemli sanatçıyı ve sanatçı grubunu içeriyordu. Liste IRWIN tarafından davet edilen 24 sanat yazarı tarafından oluşturuldu. Aynı yıl İsveç’in Götebourg kentinde Kuzey Avrupa sanatını içeren “Ideologica I:Nordic Biennial of Contemporary Art” düzenlendi. Aynı esnada yine Götebourg’da ilk Götebourg Çağdaş Sanat Bienali de açıldı. Götebourg’un yanı sıra Valencia, Yokohoma, Tirana Bienalleri de ilk kez 2001 yılında açıldı. 2002 yılında Jörg Haider’den sonra Fransa’da Jean Marie Le Pen krizi çıktı. Fransız ırkçı politikacı başkanlık seçimlerinde ikinci tura çıkacak kadar çok oy toplayabildi. Frankfurt’ta 90 sanatçının katılımıyla Iara Boubnova, Nuria Enguita Mayo ve Stephanie Moisdon Trembley küratörlüğünde 4.Manifesta ve Kassel’de Okwui Enwezor’un sanat direktörlüğünü yaptığı Documenta 11 gerçekleşti. 5 Ekim tarihinde ise Balkan sanatını içeren en büyük sergilerden biri açıldı. Roger Conover, Eda Cufer, Peter Weibel küratörlüğünde “In Search of Balkania” ismiyle açılan sergiye 60 Balkan sanatçı ve sanatçı grubu katıldı. 2003 yılında Balkan sanatçılara dair büyük sergiler devam etti. Harald Szeemann küratörlüğünde Avusturya’nın Klosterneuburg kentinde düzenlenen “Blut und Honig: Zukunft ist am Balkan” (Kan ve Bal: Gelecek Balkanlar’da) başlıklı sergi ile Belgrad kentinde düzenlenen “The Last East European Show” isimli sergi ve Kassel’de gerçekleşen, Rene Block küratörlüğündeki “In den Schluchten des Balkans:Eine Reportage” Balkan sanatını çağdaş sanat gündeminin en dikkat çeken konusu yaptı. Aynı yıl New York Museum of Modern Art’ta “East Art:Transformations in Eastern Europe” başlıklı geniş bir sempozyum da düzenlendi. Birinci Prag Bienali ve Jakarta’da “1st.CP Open Biennial” gerçekleşti. 2003 yılında İstanbul’da İngiliz hedeflerine ve sinegoglara yapılan El Kaide saldırılarını 2004 yılında Madrid, 2005 yılında Londra saldırıları takip etti. Bu saldırılar “Yeni Avrupa”nın güvenlik politikalarını gözden geçirmesine yol açtı. Diğer yandan “Yeni Avrupa” için elzem olan Avrupa Anayasası beklenmedik bir şekilde çıkmaza girdi. 2005 yılında Fransa’daki referandumda %55lik “hayır” oyunu Hollanda’da %61’lik “hayır” oyu takip etti. 2005 yılı aynı zamanda bienaller çağının sona erdiği senedir. Daniel Birnbaum’a göre aslında daha da erken, Francesco Bonami’nin 2003 yılında düzenlediği 50. Venedik Bienali ile bir dönem kapanmış,. bienallerin yerini sanat fuarları almaya başlamıştır. Berlin Duvarı’nın yıkılışı ile başlayan “Yeni Avrupa” kavramı etrafında şekillenen dönem bienallerin ve uluslararası büyük sergilerin dönemiyken sanat fuarlarının hüküm sürdüğü dönem Avrupa Anayasası’nın reddedildiği, Avrupa’da ırkçılığın arttığı, ekonomi alanında Maastricht kriterlerinin alaşağı olduğu, birleşik Avrupa’nın en önemli projelerinden olan Euro’nun tehlikede olduğu dönemdir. Bu iki farklı alandaki dönemlerin örtüşmesi bir tesadüf mü zaman gösterecek.

This entry was posted in Uncategorized and tagged , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s