Ana Mendieta Nerede?

The Estate of Ana Mendiera Collection LLC Courtesy Gallery Lelong New York

The Estate of Ana Mendiera Collection LLC Courtesy Gallery Lelong New York

Fidel Castro’nun 1959 yılında Küba’da kontrolü eline almasıyla ABD, güneyindeki adada sosyalist bir yönetimin iktidarda olmasına katlanamayarak çeşitli biçimlerde söz konusu yönetimi ortadan kaldırma ya da en azından zayıflatma siyasetini benimsedi. Eisenhover ve onu takip eden Başkan Kennedy’nin emirleriyle çeşitli sabotajlar, suikast denemeleri ve en nihayet Nisan 1961 tarihindeki Domuzlar Körfezi ismiyle planlanan işgal denemesi bu siyasetin başarısız eylemleriydi. CIA, Amerikan Katolik Kilisesi ve Küba’daki devrim karşıtlarının bir araya gelerek uygulamaya soktukları, Soğuk Savaş’ın en dramatik girişimlerinden olan Peter Pan Operasyonu’nun (Operation Pedro Pan) ise başarılı olduğu söylenebilir.

CIA tarafından kurulan ve Küba’ya yönelik faaliyet yapan Radio Swan, Ekim 1960’dan itibaren dezenformasyona dayalı haber bültenleri yayınlamaya başladı. Bu bültenler “Kübalı anne, çocuğunun elinden alınmasına izin verme! Çocuğun beş yaşına geldiğinde devrim hükümeti onu elinden alacak ve on sekiz yaşında iade edecek. Bu süre zarfında çocuğun materyalist bir şekilde eğitilecek” şeklinde ibarelerle doluydu. İlerleyen aylarda bültenlerdeki dezenformasyon daha da ileriye gitti ve Castro yönetiminin beş yaşından büyük çocukları ailelerinden alarak Sovyetler Birliği’ndeki çalışma kamplarına göndereceğine dair iddialar yer aldı. CIA bir yandan bu tarz yayınlar yaparken diğer yandan Küba’daki devrim karşıtlarıyla işbirliği içinde operasyonu ileri bir safhaya taşıdı. 26 Aralık 1960 tarihinden 23 Ekim1962 tarihine kadarki süreçte 14,048 Kübalı çocuk ailelerinin rızasıyla ABD’ye kaçırıldı. Bu çocuklar ABD vatandaşlığına geçirildi ülkenin çeşitli eyaletlerindeki ailelerin yanlarına verildi. Füze Krizi ile birlikte Küba ile Miami arasındaki ticari uçuşların kaldırılmasıyla Peter Pan Operasyonu sona erdi.

Peter Pan Operasyonu dahilinde ailesinden kopartılarak ABD’ye götürülen çocuklardan biri de ilerleyen yıllarda feminist sanatın önde gelen sanatçılarından olan Ana Mendieta’ydı. 1948 doğumlu Ana Mendieta, Eylül 1961 tarihinde kendisinden iki yaş büyük ablası Raquelin ile birlikte Miami’ye kaçırıldı ve Iowa’da bir ailenin yanına verildi. Mendieta küçük yaşta yaşadığı bu travmayı hayatı boyunca hissetmiştir. 1983 yılında verdiği bir röportajda şöyle der: “Sanat benim kurtuluşumdu. Kaçışımdı. Bu ülkeye yollanmıştım. Hispanik olmanın Amerika’da kabul gördüğü bir dönem değildi. İngilizce konuşamayanlar için herhangi bir eğitim programı yoktu. Çok zordu. Çok kızgındım. Hala kızgınım. Sanatım öfkemden ve bu yerinden edilmişlikten besleniyor”

Iowa Üniversitesi’nde resim üzerine yüksek lisans yapan Ana Mendieta 1972 yılında aynı  üniversitede sanatçı Hans Breder’in yürüttüğü yenilikçi intermedya sanatı yüksek lisans programına girdi. Sanatçı ilk önemli işlerinden olan ‘Tecavüz Sahnesi’ni bu dönemde yaptı. Mart 1973 tarihinde üniversitenin hemşirelik bölümünde öğrenci olan Sara Ann Otten başka bir öğrenci tarafından tecavüze uğrayarak öldürüldü. Üniversitesi sakinlerinin bu olaya ilgisiz kalması ve cinayetin unutulmaya yüz tutmasıyla Ana Mendieta Nisan 1973 tarihinde ‘Tecavüz Sahnesi’ni gerçekleştirdi. Bir davet üzerine Mendieta’nın dairesine gelen arkadaşları açık kapıdan girdiklerinde sanatçıyı Sara Ann Otten’in öldürüldüğü pozisyonda, elleri bağlanmış, belden yukarısı yüz üstü masaya yatırılmış şekilde, kanlı bir halde buldular. Mendieta’nın bu performansı ardından gelen iki performans ile birlikte bir üçlü oluşturur. Iowa Üniversitesi kampüsünün çeşitli mekanlarında yarı çıplak ve kanlı olarak verdiği pozlardan oluşan ‘Tecavüz Performansı’ bu üçlünün ikincisidir. ‘Clinton Piece, Dead on Street’ isimli üçüncüsünde ise sanatçı sokakta bir kan gölünün içinde çıplak olarak yatar ve bir arkadaşı kendisini fotoğraflar, diğer bir arkadaşı ise bu sahneyi görenlerin tepkilerini filme alır. Mendieta’nın bu kanlı performanslarında Hermann Nitsch, Günter Brus, Rudolf Schwarzkopfler gibi sanatçılardan oluşan ‘Wiener Aktionismus’un etkisi görülmektedir. Nitekim sanatçının ileride sevgilisi de olacak hocası Hans Breder, derslerinde bu sanatçı grubunun işlerini de konu edinmiştir. Kavramsalcılık, beden sanatı, yeryüzü sanatı, feminizm, Mendieta’yı etkileyen diğer güncel akımlardır.

Ana Mendieta 1973-1977 yılları arasında her yaz Meksika’yı ziyaret eder. Bu ziyaretleri esnasında ‘Silüetler Dizisi’ni (Silueta) gerçekleştirir. Kum, toprak, ağaç, kaya gibi farklı doğal çevrelerde kendi silüetini oluşturup fotoğraflayarak belgelediği bu diziyi sanatçı ‘yeryüzü-beden sanatı’ olarak nitelenirmekle beraber kendisini diğer yeryüzü sanatçılarından ayırır. Mendieta diğer yeryüzü sanatçıları gibi maddenin formal özellikleriyle değil Santeria (Küba Katolikliği), Afrika, Karayip inanç sistemleri ve mitolojileri çerçevesinde duygusal ve spiritüel özellikleriyle ilgilenmektedir. Yüzlerce fotoğraftan oluşan bu dizi bugün çeşitli koleksiyonlara dağılmış durumdadır.

32-ana-mendieta-silluets

Ana Mendieta’nın diğer bir dizisi ise 1978-1980 yılları arasında gerçekleştirdiği ‘Volcano’dur. Bu dizide sanatçı toprakta derinlemesine şekillendirilmiş bir kadın bedeni formunun içine doldurduğu barutu ateşe verir ve alev alma ve yanma sürecini filme çeker.

1972 yılında New York’ta erkek egemen sanat ortamında yalnızca kadın sanatçıların işlerini göstermek üzere, içinde Nancy Spero, Barbara Zucker gibi isimlerin de yer aldığı sanatçılar tarafından kâr amacı gütmeyen bir anlayışla A.I.R. Gallery kuruldu. 1978 yılında New York’a taşınan Ana Mendieta da bu galerinin çevresinde kendine yer buldu ve ‘Silüet’ dizisinin yer aldığı ilk solo sergisini 12 Kasım 1979 tarihinde burada açtı. Bu sergi sanatçı için başka bir önem daha taşımaktadır. Sergi kapsamında ‘Kadın Sanatçı Hareketi Erkek Sanatçıların Tavrını Nasıl Etkiliyor?’ başlıklı bir panel düzenlendi ve konuşmacılar arasında minimalist heykel sanatçısı Carl Andre de yer aldı. Mendieta, Andre’den ilk kez Iowa Üniversitesi’ndeki hocalarından küratör ve yazar John Perrault’nun dersleri sayesinde haberdar olmuştu. Panel ve ardından yenen yemek vesilesiyle tanışan ikili bu tarihten itibaren evlilik ile sonuçlanacak bir beraberliği başlattılar. Andre de bir önceki sevgilisi Hans Breder gibi Mendieta’dan on üç yaş büyüktü. Mendieta ilerleyen aylarda Amerikan feminizmini beyaz orta sınıf hareketi olarak eleştirerek, beyaz olmayanları dışladığına dair sert bir tespit yaptı ve A.I.R. Gallery çevresinden ayrıldı.

Jimmy Carter yönetiminin Küba politikalarında yumuşamaya gitmesi ve Fidel Castro’nun ABD’de yaşamakta olan Kübalıların akrabalarını görmek üzere adayı ziyaret etmelerine onay vermesi Ana Mendieta’nın da hayatını etkiledi. Sanatçı kaçırılmasından yaklaşık on dokuz sene sonra, Ocak 1980 tarihinde Küba’ya gitti. 1983 yılına kadar yedi kez memleketine giden Mendieta, Castro yönetimi tarafından sürgündeki bir Kübalı’ya sergi açma izni verilen ilk sanatçı oldu. Sergi 1981 yılının yaz aylarında Havana’nın dışında yer alan Jaruco Park’ta gerçekleşti. Mendieta, devrimin başlangıcından itibaren yetişmiş ilk sanatçı kuşağının yer aldığı ‘Volumen I’ isimli sergiye de katıldı. Bu sergiyi Carl Andre de ziyaret etti ve Kübalı sanatçılarla tanıştı. Bu ziyarete tanıklık eden Kübalı ressam José Bedia, Mendieta ve Andre’nin ilişkileri hakkında gözlemlerde bulunmuştur. Bedia’ya göre iki sanatçı arasında kıskançlık söz konusuydu. Mendieta, Andre’nin minimalist sanatını içeriksiz ve anlamsız buluyordu. İkili 17 Ocak 1985 tarihindeki evliliklerine kadar birbirini takip eden ayrılış ve birleşmelerle dolu, mütemadiyen gergin bir ilişki yaşadı. 1983 yılında Kübalı yetkililerle kavga ederek bir daha ülkesine gitmeme kararı alan Mendieta aynı yıl Roma Ödülü’nü kazanarak Roma’daki Amerikan Akademisi’nde residency programına katıldı. Andre de Berlin’de bir residency programını kazandı ve ikili Avrupa’nın birçok yerini beraber gezme fırsatı buldular. İngiltere’deki Stonehedge ve Malta’daki Neolitik Çağ’dan kalma kalıntılar iki sanatçıyı da derinden etkiledi. Tarih öncesi kültürlerin, 1971’deki Meksika gezisinden itibaren sanatçının üzerinde hep etkisi olmuştu.

Beraberlikleri süresinde üç kez birlikte sergi düzenleyen Andre-Mendieta çifti, Ocak 1985 tarihindeki evliliklerinin hemen ardından ‘Taşın ve Yaprağın Düeti’ isimli, ikisinin sanatını konu edinen bir kitap yayınladılar. Bu kitap ikilinin beraber yaptığı son iş oldu. 8 Eylül 1985 Pazar günü sabah 5.30 civarında Ana Mendieta New York’taki 34.kattaki dairesinden düşerek 37 yaşında hayata veda etti. Komşuları ikilinin sürekli kavga etmesinden şikayetçiydi ve yine şiddetli bir kavga söz konusuydu. Polisler daireye geldiklerinde Carl Andre’yi darmadağın bir ortamda, yüzünde ve elinde çiziklerle ve aşırı sarhoş halde buldular. Andre, Ana’nın pencereden düşüşü hakkında hiçbirşey hatırlamadığına dair ifade verdi. Cinayetle suçlanan sanatçı tutuklandı ve ardından serbest bırakıldı. 1988 yılında sonuçlanan mahkeme delil yetersizliği nedeniyle beraate karar verdi. Günümüzde feminist sanatçılar Andre’yi katil olmakla suçluyorlar. Guerilla Girls çeşitli eylemlerinde Andre’yi sanat dünyasının O.J.Simpson’ı olarak nitelendirdi. Iowa Üniversitesi’nde tecavüze uğrayarak öldürülen hemşirelik öğrencisine karşı duyarsızlığı protesto eden bir performans yapan Mendieta’nın ölümü de sanat dünyasının duyarsızlığı yüzünden unutulmuştu. Buna tepki olarak 1992’de Guggenheim Müzesi’nin SoHo’daki şubesinin açılışında beş yüze yakın feminist eylemci ellerinde ‘Ana Mendieta Nerede?’ yazan pankartlarla gösteri yaptı. Ana Mendieta, hem Kübalı hem de kadın kimliği ile ön plana çıkan, bedenini ve yeryüzü ile olan ilişkisini sanatının asıl malzemesi ve konusu olarak kullanan, çocukluğunda yaşadığı travmanın yükünü hep hisseden ve trajik bir ölüm ile genç yaşta hayata veda eden bir kadın sanatçı olarak 1970’lerden günümüze çağdaş sanatın en ilginç isimlerinden oldu.

wherw

Bu yazı İstanbul Art News’un Şubat 2014 sayısında yayınlanmıştır.

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s