Gorky, Galentz, Manookian, Tutundjian, Zorthian

İstanbul Art News’da geçen sene yayınlanan yazılardan birinde Arshile Gorky’nin yaşamını konu edinmiştim. Asıl ismi Manug Vosdanig Adoyan olan sanatçı, 1902 yılında Van’da, bugünkü ismi Dilkaya Köyü olan Khorkom’da doğmuş, 1908 yılında babası Amerika’ya göç edince annesi ve kızkardeşleri ile yaşamaya başlamış, Osmanlı Devleti’nin 1915’te uyguladığı etnik temizlik politikası neticesinde ailecek Erivan’a kaçmak durumunda kalmış, burada annesini açlıktan kaybedince kızkardeşi ile birlikte uzun bir yolculukla Amerika’ya göç etmek zorunda kalmıştı. İlerleyen yıllarda Amerika’daki sanat ortamının önde gelen isimlerinden olan Gorky, Jackson Pollock ve Willem de Kooning ile birlikte soyut dışavurumculuk akımının şekillendiren sanatçılardan biri oldu. Çocuk yaşında geçirdiği ağır travma ve daha sonra yaşadığı çeşitli olaylar sonucunda 1948 yılında hayatına son verdi. Türkiye’de Büyük Felaket’in 100.yılında Arshile Gorky’nin bir sergisini düzenleyecek kadar cesur, içinde faaliyet gösterdiği topluma dair bu sorumluluğu taşıyabilecek bir sanat kurumu henüz çıkmış değil.

Çocuk yaşta Büyük Felaket’i yaşamış, bu yüzden Anadolu’yu terk etmek zorunda kalmış fakat Arshile Gorky kadar ün sahibi olamamış başka isimler de sanat tarihinde yer alıyor.
Sivas’ın Gürun ilçesinde 27 Mart 1910 tarihinde hayata gelmiş olan Harutyun Galentz Büyük Felaket esnasında babasını kaybetti. Annesi ve üç abisi ile birlikte Halep kentine göç etmek zorunda kaldı. Tıpkı Gorky’ninki gibi Galentz’in annesi de açlık yüzünden hayatını kaybetti. Abileri ile birlikte Halep’teki yetimhanede yaşamak zorunda kalan Galentz buradaki bir rahibenin sayesinde resim sanatıyla tanıştı. 12 yaşında yetimhaneyi terk ederek Halep’te yaşamakta olan sanatçı Onik Avetisyan’ın yanına giren ve sanat eğitimi alan Galentz daha sonra kardeşleriyle birlikte Lübnan’ın Trablusşam kentine göç etti. Abilerinin işlettiği fotoğrafçı dükkanında fotoğraf çekimleri için fon resimleri yapan Galentz 1929-1933 yılları arasında Fransız ressam Claude Michulet’nin öğrencisi olarak Beyrut Güzel Sanatlar Akademisi’ne devam etti ve mezuniyet sonrası, 1939 yılına kadar aynı okulda hocalık yaptı. 1938 yılında tanıştığı ressam Armine Paronyan ile 1943 yılında evlenen Galentz 1946 yılında Erivan’a yerleşti. Yaşadığı dönemde Ermenistan’ın önde gelen sanatçılarından olan Galentz’e 1967 yılındaki ölümünün ardından Ermenistan Cumhuriyeti Devlet Ödülü layık görüldü. Sanatçının Erivan’daki evi bugün müze olarak kullanılıyor.
1904 yılında İstanbul’da doğan Arman Manookian 1920 yılında Amerika’ya göç etti. Rhode Island Tasarım Okulu’nda eğitim gören sanatçı daha sonra Art Students League of New York’a devam etti. 1923 yılında Deniz Kuvvetleri’ne katıldı. 1927 yılında Hawai’de görevdeyken görevinden istifa eden Manookian 27 yaşında intihar ettiği 1931 yılına kadar burada kaldı. Yaptığı resimler her ne kadar Paul Gauguin’i anımsatsa da ‘Hawai’nin Van Gogh’u olarak anılan sanatçıdan günümüze 31 eser kaldı. Bu eserlerin çoğu sanatçının Hawai’ye yerleştiği yıl olan 1927’de açılan Honolulu Museum of Art’ın koleksiyonunda olmak üzere hepsi Hawai’deki koleksiyonlarda bulunuyor. 2009 yılında Hawai Eyaleti Ermeni Soykırımı’nı tanıdığına dair aldığı kararın metninde Manookian’a değinerek Hawai ile Ermeni toplumunun ilişkilerinin sanatçının Hawai’ye gelmesiyle başladığını belirtti. Sanat tarihçisi John Seed Arman Manookian’ın kısa bir biyografisini yayınladı. Seed’in biyografisi http://www.johnseed.com adresinde okunabilir. Yine Seed’in sanatçıya dair 2010 tarihli bir yazı Huffington Post’ta bulunabilir (www.huffingtonpost.com ).
Amasya doğumlu Leon Tutundjian (1905-1968), Kütahya doğumlu Jirayr Zorthian (1911-2004) 1915 yılında, çocuk yaşta Büyük Felaket’i yaşamış diğer bilinen Ermeni sanatçıların arasında geliyor. Arshile Gorky, Harutyun Galentz, Arman Manookian, Leon Tutundjian, Jirayr Zorthian’ın eserlerinin yer alacağı bir sergi Türkiye sanat tarihinde gerçekleşmiş en önemli sergilerden biri olacaktır. Türkiye’de bunu gerçekleştirecek bir sanat kurumu var mı bilinmez ama Ermeni Cemaati bunun inisiyatifini ele alabilir.

Bu yazı İstanbul Art News’un Haziran 2015 sayısında yayınlanmıştır.

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s