MARKA TAKVA TUĞRA

Bu yazı İstanbul Art News’un Eylül 2015 sayısında yayınlanmıştır.

Geçtiğimiz Haziran ayında Evrensel Basım Yayın tarafından ‘AKP Döneminde Kültür ve Politika’ alt başlığı ile yayınlanan ‘Marka Takva Tuğra’ isimli kitap 13 senelik AKP iktidarının kültür alanına olan etkilerini konu ediniyor. Kemal İnal, Nuray Sencer ve Ulaş Başar Gezgin tarafından hazırlanan kitapta otuza yakın yazar kamusal alan, çokkültürlülük, ideoloji gibi kavramlar çerçevesinde sanat, edebiyat, mimarlık, şehircilik, müzecilik gibi alanlarda AKP iktidarının yol açtığı değişimleri ayrıntılı olarak inceliyorlar.
Kitapta göze çarpan metinlerden biri Burhan Kum’un ‘Burjuva Taşrası’ başlıklı makalesi. Kum, bir dönemin toplumlarda yol açtığı değişimleri değerlendirebilmek için o dönemde atılan siyasi ve ekonomik adımların kültürel alanda su yüzüne çıkan sonuçlarını görebilmek gerektiğine inandığını belirterek AKP iktidarını kültürel alan üzerinden değerlendiriyor. Yazar, AKP’nin aslen Anadolu burjuvazisini kolladığını ve ekonomik yükseliş göstererek İstanbul burjuvazisine kafa tutan bu kesimin kültürel sermaye yoksunu olduğunu iddia ediyor. Son dönemde varsıllaşan bu kesimin estetik zevkinin ince bir beğeniden ziyade zevksizliğin belirtisi olan ‘kitsch’i çağrıştırdığını söyleyen yazar bu savına destek olarak Tayfun Er’in ‘AKP gecikmiş bir Barok’tur’ şeklindeki tespitine başvuruyor.
Burhan Kum’un, ‘AKP gecikmiş bir Barok’tur’ önermesinden yola çıkarak sanat tarihinden bir üslup ile Türkiye’nin son dönemini karşılaştırması ilginç ve özgün bir yaklaşım olmakla beraber çeşitli sorunlar taşıyor. Bunlardan en önemlisi ‘Barok’un içerdiği anlam. Kum sanat tarihi açısından doğru olarak Protestanlığın yaygın olduğu Kuzey Avrupa Baroğu ve Katolik Kilisesi’nin Baroğu arasında bir ayrım ortaya koyuyor. Yazar bu ayrımı açıklarken Kuzey Baroğu’nun ince beğeniyi, Katolik Baroğun ise gösterişe dayanan bir zevksizliği içerdiğini iddia ediyor. Dolayısıyla AKP iktidarında şekillenen kültürel ortam ile güney baroğu arasında bir benzerlik kuruluyor.
Barok üslubun ortaya çıkışı Protestanlığın ortaya çıkışı ve yaygınlaşmasıyla birlikte Katolik Kilisesi’nin bu gidişata karşı politika geliştirmek, Karşı Reformu şekillendirmek üzere topladığı Trent Konsülü’ne (1545-1563) dayanıyor. Bu konsülde tartışılan beş ana konudan biri de sanatsal olarak ne gibi tedbirlerin alınacağı üzerineydi. Avrupa genelinde zemin kaybeden Katolik Kilisesi sanatı bir araç olarak kullanarak kitlelerin kendi otoritesinden kopmamasını sağlama derdindeydi ve sonuç olarak sanat tarihinde zamanla farklı bir üslup şekillendi. Bu üsluba sonradan atfedilen Barok kelimesi Portekizce’de yuvarlak olmayan biçimsiz inci anlamına gelen barocco sözcüğünden geliyor. 19.yüzyıla kadar Rönesans’ın deforme olmuş, kötü bir yorumu olarak olumsuz anlamda kullanılan kelime 19.yüzyılda Heinrich Wölfflin’in farklı yorumuyla itibar kazandı. İsviçreli sanat tarihçisinin 1888 yılında yayınladığı ‘Rönesans ve Barok’ isimli kitap Barok dönemin mimarlık, resim ve heykel alanlarında başlı başına özgün bir üslubu barındırdığını, sanıldığı gibi Rönesans’ın ‘bozulmuş’ bir yorumu olmadığını ortaya koydu. Katolik Avrupa’daki Barok üslup Kum’un iddia ettiği gibi günümüzde ‘zevksiz ve görgüsüz gösteriş’ olarak tanımlanmıyor. Dolayısıyla ‘AKP gecikmiş bir Barok’tur’ tespitinin yerindeliği hayli tartışmaya açıktır.
Barok üsluptan konu açılmışken AKP’nin hakikaten kitsch’e kaçan estetik anlayışından ziyade Osmanlı mimarlık tarihinden bahsetmek gerekir. Batılılaşma etkisindeki Osmanlı mimarlığı 18.yüzyılın ikinci yarısında Barok üslup ile bir senteze giderek dünya sanat tarihinde özgün yerleri olan mimarlık eserleri ortaya koymuştur. Mustafa Ağa ve Simeon Kalfa mimarlığında inşa edilen Nuru Osmaniye Camii (1749-1755) Osmanlı Baroğu olarak adlandırılan bu üslubun en çarpıcı örneklerinden biridir. Bu toprakların mimarlık tarihinde Osmanlı Baroğu gibi bir üslup varken AKP’nin dünya görüşünü barok ile özdeşleştirmek bu üsluba haksızlık olsa gerek.
Barok benzetmesi dışında Burhan Kum’un Türkiye’nin son dönemdeki kültürel ortamına dair yaptığı tespitlere katılmamak elde değil. Fakat el değiştiren sermayenin kültürel tercihlerini yargılamaktan ziyade bu tercihlerden nemalanmak isteyen sanat alanındaki aktörleri eleştirmek çok daha doğru olacaktır. Muhafazakâr sanat gibi saçma sapan bir kavramın ortaya sürülmesi üzerine fırsattan istifade muhafazakâr sanata dair bir fuarın düzenlenmesi buna en iyi örneklerden biridir. Bu ülke nasılsa muhafazakâr kesim çakmaz diye Erol Akyavaş’ın isminin bir iki harf değiştirilmesi suretiyle imza atılmış kötü Akyavaş taklitlerinin satıldığı bir fuar gördü. Müzayede şirketlerinin piyasada gittikçe daha fazla ağırlıklarını hissettirmesi (Belirtmek gerekir ki, Burhan Doğançay’ın Mavi Senfonisi Kum’un yazıda bahsettiği gibi muhafazakâr kesimin kendi arasındaki kurnazlığından farklı olarak başka bir hikayeye sahip) bazı müzayede şirketi sahiplerinin fırsattan istifade Burhan Kum’un yazısında bahsettiği isimlerin henüz yapılmamış resimlerini pazarlaması, AKP’li veya AKP karşıtı, istisnalar olmakla birlikte gündelik yazılı basının kültüre ayırdıkları bölümleri daraltması, sanata yalnızca rekor kıran müzayede sonuçları çerçevesinde sansasyonel olarak yaklaşmaları son dönem Türkiye’sinde AKP’nin kültürel alandaki zihniyetini besleyen unsurlar oldular. Öyle ki, Tophane’de galerilere saldıranlarda haklılık payı olduğunu iddia eden, ‘güncel sanat’ yayınları mevcut.
‘Marka Takva Tuğra’da Burhan Kum’un yazısının yanı sıra Ayşe H. Köksal’ın ‘Ekonomi ve Siyaset Bağlamında Müzeler’, Ahu Antmen’in ‘Kadınlar ve Sanat’ başlıklı yazıları gibi birçok önemli metin bulunuyor. Kitap Türkiye’nin AKP’nin damga vurduğu son dönemini kültürel açıdan değerlendirmek isteyenler için başucu niteliği taşıyor.

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s