Bellek Tiyatrosu

Simon Critchley’in 2014 yılında çıkarttığı ‘Memory Theater’ geçtiğimiz ay Türkiye’de de Metis Yayınları tarafından Tuncay Birkan çevirisi ile ‘Bellek Tiyatrosu’ başlığıyla yayınlandı. Felsefe tarihi, siyaset teorisi, etik ve estetik üzerine yazılar kaleme alan Critchley’in kurgusal/kurgusal olmayan bir metni olan kitabın içinde sanatçı Liam Gillick’in fotoğrafları da yer alıyor.

Friedrich Nietzsche ve Martin Heidegger uzmanı filozof Michel Haar Fransa’daki aşırı sıcak dalgasının neticesinde 18 Ağustos 2003’de kalp krizi sebebiyle vefat etti. Bellek Tiyatrosu, Critchley’in Sorbonne’dan hocası ve arkadaşı olan Haar’ın kutular dolusu evrak-ı metrukesinin kardeşi Roger tarafından yazara yollanmasıyla başlıyor. Astrolojiye meraklı Haar’ın her kutunun üzerine bir burcun sembolünü yerleştirmesinden ancak boğa burcunun sembolünün olmamasından arşivin toplam on bir kutudan oluştuğunu anlıyoruz. Yazar, oğlak, kova, ikizler burçlarının sembollerinin kutularını açtığında Haar’ın Sartre’dan aldığı etik derslerinin notlarına, bazı şairlerin şiirleri üzerine yazdığı kısa metinlere, Beaufret, Lacan ve Heidegger arasında geçmiş üçlü yazışmaların orijinal kopyalarına, bir tanesi Haar’ın kendisinin doğal felaketler üzerine çizdiği olmak üzere çeşitli tarihi haritalara ve muhtemelen Haar’ın Paris’te moda sektöründe çalışmış olan eski karısı Anne tarafından kaleme alınmış ‘Giyeceklerin Tek Hakiki Felsefesi’ başlıklı metne rastlar. Yazar koç burçlu kutuyu açtığında şaşkınlığa uğrar. Kutuda Hegel’in Tinin Fenomenolojisi kitabı hakkında bir yorum metni yer almaktadır. Haar bu yorumu yazarken sanat tarihçisi Frances Yates’in 1966’da yayınladığı ‘Bellek Sanatı’ isimli kitabından yararlanmıştır. Frances Yates, Aby Warburg’un sanat tarihine getirdiği bambaşka bakış açısını devam ettiren Warburg Enstitüsü’nde hocalık yapmış, özellikle Rönesans ve ezoterizm üzerine çalışmalar yapmış bir tarihçidir. Haar’ın faydalandığı ‘Bellek Sanatı’ isimli kitapta Yates Antik Dönem’den 17.yüzyıla mnemoteknik sistemlerin tarihini anlatmaktadır. Mnemonic kabaca bir şeyi akılda tutmak için kullanılan yöntemler demektir. Yates, Rönesans döneminde yaşamış olan Giulio Camillio Delminio’nun 1530’da Fransa Kralı I.Francis’in talebiyle Paris’e giderek bir bellek tiyatrosu inşa etme denemesine değinir. (‘Bellek Tiyatrosu’ kitabının tasarımcısı Semih Sökmen kapağa Delminio’nun bellek tiyatrosunun planını uygun görmüş.) Hiçbir zaman inşa edilemeyen dairesel ve küre şeklindeki bellek tiyatrosunda izleyici sahnede yer alır ve etrafa baktığında gördüğü imgelerle bir nevi kozmosu izlemektedir. Yates’e göre Giardano Bruno, Robert Fludd, Leibniz gibi düşünürler dünyadaki tüm bilgileri içeren sistemler üzerine kafa yormuş ancak hiçbiri başarılı olamamıştır.
Critchley, balık burçlu kutuyu açtığında Walter Benjamin’in ‘Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı’ isimli metniyle Martin Heidegger’in ‘Sanat Yapıtının Kökeni’ isimli kitabını karşılaştıran bir yazıya rastlar. Fakat bu yazıdan daha önemli olarak üzerlerinde sayılar, tarihler vs. olan el yazısıyla dolu daire şeklinde kartlar da kutudan çıkar. Bu kartlar Haar’ın tanımış olduğu filozof arkadaşları hakkındaki öngörülerini içermektedir. Bir nevi hayatlarının haritasını çıkartmıştır. Critchley biraz araştırma yaptığında şaşkınlığa uğrar zira Haar kendisinden sonra ölen arkadaşlarının ölümleri üzerine kusursuz tahminlerde bulunmuştur. 2004’de ölen Jacques Derrida, 2007’de hayata veda eden Richard Rorty’nin ölüm biçimlerini (pankreas kanseri) daha önceden yazan Haar’ın bu kartları günümüzde Essex Üniversitesi’nin özel koleksiyonlar bölümünde saklanıyor. Kitapta belirtildiği üzere bu kartlar Critchley’in ölümüne kadar mühürlü olarak kalacaklar. Bu kartlar arasında Critchley kendi hayatına dair bir kart da bulur. Haar, Critchley’in ilerleyen yıllarda hangi kitapları yazacağına dair tahminler yürütmüş ama asıl önemlisi Critchley’in 13 Haziran 2010’da Hollanda’nın Den Bosch kentinde beyin kanaması nedeniyle yaşamını yitireceğini iddia etmiştir. Critchley bu tarihi unutarak hayatına devam etme kararı alır.
Critchley ilerleyen yıllarda tam da Haar’ın öngördüğü kitapları belirttiği tarihlerde yayınlar. 2008’de Essex Üniversitesi’nden gelen bir paketi açtığında kayıp olan on ikinci, boğa burçlu kutu ile karşılaşır. Kutuda bir maket vardır. Haar, Delminio’nun taslaklarından yola çıkarak bellek tiyatrosunun maketini yapmıştır. On ikinci kutunun gelmesinden birkaç hafta sonra Critchley’in sağlığı bozulur. Sanrılar başlar. Vücudundaki her organ ayrı ayrı ağrımaktadır. Ne olduğunu bilmediği hastalık iyice ilerleyince eve kapanır. Günlük tutmaya başlar. Kitapta bu günlükten bir örnek de yer alıyor. 17 Nisan 2008’in günlüğünü okuduğunuzda yazarın içinde bulunduğu durumu anlıyorsunuz. Critchley, birkaç ay sonra Hollanda’daki bir üniversiteden iş teklifi alır ve kabul ederek New York’u terk eder. Üniversite Hieronymus Bosch’un memleketi Den Bosch’dadır. Critchley kentin dışında ufak bir arazi satın alır ve Haar’ın maketinden yola çıkarak 180x360cm boyutlarında bellek tiyatrosu inşa etmeye koyulur. Yazar kitapta inşa ettiği bellek tiyatrosunu ayrıntılarıyla anlatıyor.
Tiyatro 2010’un başlarında tamamlanır ve Critchley, Haar’ın tahmin ettiği ölüm tarihi olan 13 Haziran’ı beklemeye başlar. 13 Haziran gelip çattığında bellek tiyatrosunun içine girer ve ölüm saati olan 15.51’i bekler. Saat dört olduğunda hala canlıdır. Tiyatro için sahip olduğu bütün parayı harcamıştır. Mali olarak çöker ama sanrıları da sona ermiştir. Critchley, kitabı inşa ettiği bellek tiyatrosunun kusursuz olmadığını anladığını ve kusursuz bir bellek tiyatrosu üzerine çalışacağını belirterek bitirir.
Critchley’in arkadaşı olan Liam Gillick yayınlanmadan önce okuduğunda kitapta fotoğraflarının yer alması gerektiğini söyler ve bunu yazara kabul ettirir. Metin arasında Gillick’in New York’taki dairesinin penceresinden çektiği bir inşaatın fotoğraflarını görüyoruz. Orijinal kitapta muhtemelen daha kaliteli olan fotoğraflara Türkçe baskı hak ettikleri önemi vermemiş gibi gözüküyor.
Türkiye’deki yayınevleri gittikçe daha güzel kitap tasarımları yapıyorlar. Metis’in Bruce Mau’nun Zone Books’ta yaptığı tasarımları izlediği görülüyor. Kitap kapağının içine kapak ile uyumlu bir renkte boş sayfa yerleştirilmesi Mau’nun kitap tasarımlarında karşımıza çıkar. Metis’in Türkiye’ye getirdiği bu uygulama diğer yayınevleri tarafından da benimsenmeye başladı. Metis’in tasarımcılarının Zone Books’a aşina olduğunu biliyoruz zira yayınevi Zone Books’un editörü Jonathan Cray’in kitaplarını (Gözlemcinin Teknikleri, 7/24) Türkiye’de yayınlıyor. Konu kitap tasarımından açılmışken belki başka bir yazıda İletişim Yayınları’nın klasikler dizisi konu olur. Orhan Pamuk dizinin editörüyken Dostoyevski’nin roman kapaklarında yer alan Anselm Kiefer’in resimleri yerlerini Murat Belge editör olduktan sonra Edvard Munch’un resimlerine bıraktı. Pamuk, Belge, Munch, Kiefer, Dostoyevski arasındaki ilişkiler başka bir yazının konusu olsun.

Bu yazı İstanbul Art News’un Kasım 2015 sayısında yayınlanmıştır.

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s